show

03 Aralık 2013

KİPA'NIN 21.YIL KUTLAMASI

Geçtiğimiz Kasım ayında Kipa (Kitle Pazarlama A.Ş.)' nın yıl dönümü kutlaması vardı...
İzmir' deki en büyük hipermarketler zinciri olan KİPA; 21 yıl önce yani 1992 yılında Bornova'da rahmetli Ahmet PİRİŞTİNA ve Şinasi ERTAN öncülüğünde 100 girişimci ile birlikte kurulmuş.Geçen zaman içinde sadece Ege Bölgesinde yerel bir marka olarak çalışırken 2003 yılı Kasım ayında dünya parekendecilik devi olan Tesco ile birleşerek daha da büyümüş. Türkiye genelinde 24 ilde 1902 ı aşkın magazası bulunmakta.
İzmir bloggerları ile 21. yılı kutlamak istemeleri de bizim için anlamlıydı. :)
Bu nedenle Balçova Kipa AVM' de yapılan etkinlikte beraberdik. 
Yıllarca  alışveriş yaptığım KİPA'nın her reyonunu büyük bir heyecan ve zevkle; Balçova Kipa Mağaza Müdürü İbrahim Kırkbunar, Kipa Medya Müdürü Şeyda Gümüş, 21. Yaş Proje Müdürü Şenay Öztekin, Sosyal Medya Sorumlusu Iraz Yoğurtçu ile beraber gezdik. Özellikler Tekstil reyonu çok ilgimizi çekti. Çünkü F&F ürünleri gerçekten çok güzeldi.Yakından gördük ve test ettik : )



Reyonlar arasında gezinirken; Tadım mutfağına da katılıp, Kipa ürünleri ile yapılan Kısırı ve Çikolata soslu Ananastan tattık.



Kipa Unlu Mamuller Direktörü Merih Boz'la  birlikte  en sevdiğimiz reyonu gezdik Değişik pastalar ve tatlılar içimizi geçirse de artık başka zamana... Alışverişe gelen kişilerle çok güzel diyaloglarda yaşandı. Yaşlı bir amcayı da tatlı reyonunda gördük,hemen yanımıza çektik. :)


Balık reyonu,sebze meyve reyonu.....




Doğrusu bu ya! gezmekten her zaman büyük keyif aldığım bu hipermarketi başka bir gözle gezmek çok daha keyifliydi. Her güzel şeyin bir de sonu var maalesef....Ve artık gezimizin sonu... 


Biraz soluklanmak ve biraz daha sohbet etmek için FriendsandBurgers gittik.




Oldukça sevimli bir ortamı var...Duvarlarda değişik boylarda küçük tablolar ve aynalar hemen dikkatimizi çekti. Menüsü ise bir harika...





Beraber yemeğimizi yedikten sonra süpriz olarak masamıza 21. yıl pastası geldi.Herkesten güçlü bir oooooo sesiyle :))) KİPA ruhuna yaraşır renklilikte ve çeşitlilikte olan bu pastaya bayıldık. Herkes adına koca bir dilim pastayı afiyetle yedik :)))



Aklımızın kaldığı tatlı reyonundan enfes tatlı tabağı geldi.Eskiden beri bildiğim ama sıkça yiyemediğim kakaolu baklavı görünce "Bayanlar enfes bir tatlıdır bu kaçırmayın, tadına mutlaka bakın" dedim. Ve haklıyım ...Babamın eskiden bana getirdiği kadar güzel bir baklavaydı.


Bizlere eşlik eden Balçova Kipa Mağaza Müdürü İbrahim Kırkbunar, Kipa Medya Müdürü Şeyda Gümüş, 21. Yaş Proje Müdürü Şenay Öztekin, Sosyal Medya Sorumlusu Iraz Yoğurtçu'ya ve güleryüzlerini hiç eksitmeyen KİPA çalışanlarına teşekkür ederiz. 
Gezi boyunca bize fotoğraf makinası ile eşlik eden SERDAR KAYA' ya da teşekkürler.

İncelik gösterip Ünlü moda tasarımcısı Tuvana BÜYÜKÇINAR tasarımı olan çantalarda KİPA ürünlerinin bulunduğu hediye paketilerini verdiler. Sağolsunlar.


Bu arada katılan  bloger arkadaşlarım;LEZZETLİSOMUNLAR,EGE'DEN TARİFLER,SOFRAKEYFİM,İPEKBUTİKPASTA,ELEMEĞİGÖZNURU,KURABİYEEVİM, NEFİSKOKULAR, RÜYAGİBİMUTFAK , FATOŞÇA TATLAR.,   AKDENİZAKŞAMLARI... 
Sizlerle olmak büyük keyifti.
Fotoğraflarından yararlandığım arkadaşlarım; Lezzetlisomunlar,Egedentarifler,Kurbiyeevim teşekkürler.
Başka etkinliklerde buluşmak üzere..

01 Kasım 2013

KURUTMALIKLARIM

Merhaba,
Mevsim kışa döndü artık.Bir çoğumuz kış hazırlıklarını bitirdi ve tam tekmil hazırız :)
Yaz tatilini Diyarbakır'da annemlerin yanında geçirdik.Bizim kış hazırlıklarımız kurutmalıklarımızı yapmamızla başlar. Patlıcanlar,biberler,domates kurutuldu :) Annemin, teyzemin ve annemin komşusu Halise'nin yardımları ile kurutmalıklar hazırlandı.Allah razı olsun onlardan.
Genelde 20-25 kilo yapıldığı için yardımlaşma olmadan olmaz,sohbet muhabbet olmadan o kurutmadan tat beklenmez. Sofralar açılır,her şey ortaya dökülür. Bir yandan patlıcanların içi oyulur,bir yandan iyi dilekler dilden dökülür. Biberlerin tohumları ayıklanır,içinde biriken sözler, dile gelipte söylenmeyen sözler söylenir. Bizim zamanımız da domateslerde bir başka olurdu denmesine rağmen domatesler dilimlenir kurutma için hazırlanır. Eskiler-yeniler, yaşanılan komik olaylar...o kadar muhabbet sohbet içinde yapılan kurutmalıklarında tadı bambaşka oluyor işte. Sonra o yakıcı ve kuru güneşe serilir, İçin için kuruması beklenir. En zahmetli patlıcanlar çabucak kurur. Ama işi kolay gibi görünen biberler ise sindire sindire kızara bozara kururlar.
Ben ne mi yaptım? Benim de elim değdi tabii ki ama lojistik destekte sağladım,getir götür,yemek işleri falan..:)




Biberlerin tohumları ayıklanır,iplere dizilip asılır.


Patlıcanlar eşit aralıklarla doğranıp,içi oyulduktan sonra iplere dizilir ve suda yıkandıktan sonra asılır.



Patlıcan içleri doğranıp kurutulur.




 Domatesler dilimlendikten sonra bir çarşafın üzerine dizilir.Üstlerine bolca kaya tuzu döküldükten sonra kurumaya bırakılır.Arada arkalı önlü çevrilir. İyice kurumaları için iplere geçirilir, bir süre de öylece kurutulur.



Ellerinize kollarınıza sağlık Annem,Teyzem. Huzurlu, mutlu günlerde yemek nasip olur inşallah.

03 Eylül 2013

GÜVEÇ

Güzel bir günden merhaba herkese...Yaz mevsimini yavaş yavaş geride bırakıyoruz, önümüz sonbahar artık.
Domatesin bollaştığı ve güzelleştiği yaz mevsiminde sıkça yaptığım güveç yemeğinden bahsetmek ve ailece çok sevdiğimiz bu yemek tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Baştacı yemeklerimizden diyebilirim. Oldukça basit, evimizde bolca bulunan sebzelerden yapabileceğiniz bir yemek...Gelelim tarifine;

MALZEMELER:

  • 2-3 kilo domates
  • 2 Adet patlıcan
  • Yarım kilo parça et ( kemikli olması gerekiyor ) 
  • 1 baş sarımsak ( Azaltabilirsiniz )
  • 5 adet acı sivri biber 
  • Tereyağı
  • 1 yemek kaşığı isot
  • Tuz.
  • Severseniz kuyruk yağı 
Öncelikle toprak güvencin alt kısmına yıkanmış etleri dizin ve tuzlayın. Kuşbaşı ette kullanabilirsiniz ama bu yemeğin özelliği kemikli etten olması.

Domateslerin kabuklarını soyun.Doğrayın. Küçük parçalara ayırmanız gerek yok.
Patlıcanları dörde bölüp, büyük parçalar olmayacak şekilde doğrayın.
Biberlerin tohumlarını ayıklayıp doğrayın.
Sarımsaklar soyup,büyük diş olanları ortadan ikiye ayırın.
Şimdi sıra geldi bunları güvece dizmeye..
Önce domateslerin bir kısmını koyun,sonra patlıcan,biber,sarımsak.İsterseniz kuyruk yağını da ufak parçalar halinde doğrayıp bir kısmını araya koyabilirsiniz.Sonra tekrar domates,patlıcan,biber ve sarımsağı koyup en üste yağını bırakın. İsotu ise gelişi güzel serpiştirin.Kalan kuyruk yağını da üzerine koyun. 250 C fırında arada karıştırarak pişirin. Çok sulu bir yemek olmuyor,domates zaten suyunu saldığı için su eklemenize gerek yok! Bu yemek etin yağsız kısmı ile pek güzel olmuyor,yani yağlı kısım tercihiniz olmalı .Etin pişmemesi gibi bir durum yok, aksine lime lime oluyor :)
Toprak güveciniz yoksa borcamda ya da derin bir tepside de yapabilirsiniz. Yanına pirinç pilavı iyi gider.
Ya da hiç bir şey yapmayın sıcacık pide ekmeğinizi bandıra bandıra yiyin :) 



AFİYETLE..:)

ÇEKİLİŞ DUYURUSU

Sevgili Sedef'in Bir çekiliş DUYURUSU var! Dikkatlice okuyalım;

"Sevgili takipçilerim sizlere uzun zamandır bir hediye vermek istiyordum:) nihayet o gün geldi:)))
Çok güzel sürpriz hediyeyi kazanmak için yapmanız gerekenler:
GRUP SAYFAMA KATILMAK:
https://www.facebook.com/groups/238828356135824/
BLOGUMU İZLEMEYE ALMAK:
http://sedodanlezzetlitarifler.blogspot/....(blog takibe alınmazsa yarışma hakkı olmaz)
işlemler bitince bildirim yaparmanız
Kendi blogunuzda ve facebook sayfasında paylaşmanız yeterlidir.sevgiler...
Not çekilişimiz 20 eylülde yapılacaktır:) "


Katılan arkadaşlara ve tabii ki bana da boll şanslar 

01 Ağustos 2013

BUT

Afilli bir adı yok ! Tarifini vereceğim yemeğin adı BUT. Kuzu budundan ya da koldan yapılan bir et yemeği.
Bazı yörelerde tandır diye adlandırılıyor. Sanırım benim bu tarifim tandırdan bir az farklı.
Annemin yemek davetlerinde sıkça yaptığı et yemeğidir. Bizim güneydoğu tarafında et fazlaca sevildiğinden baş tacı yemeklerimizden oluveriyor.:) Siz de özellikle et yemeklerini seviyorsanız oldukça kolay bu yemeği deneyin derim.
Tarifi ise şöyle;

MALZEMELER:

  • 1 adet kuzu Budu ( kolda olur )
  • 4-5 diş sarımsak
  • Karabiber ( tane karabiber de kullanabilirsiniz)
  • Tereyağı
  • Yeteri kadar Tuz
  • Yeteri kadar Su

Butu yıkadıktan sonra rast gele yerlerine derin çizikler atıp içine sarımsak ve karabiber koyun. Mümkün olduğunca derin kesin ki, içine yerleştirdiğiniz sarımsak ve karabiber kızartma sırasında çıkmasın. Butun arkalı önlü on yerine yakın kısmına bu işlemi uygulayın.


Büyükçe bir tencerede budu arkalı önlü önce yağsız olarak kızartın. 2-3 defa çevirmeniz yeterli olacaktır. 
Budun, tencerenize sığmayacağını düşünüyorsanız kasaptan kemik yerlerinde kırmasını isteyin.Tencereye yerleştirme ve kızartma esnasında size kolaylık sağlayacaktır.Ben çelik tencerede pişiriyorum. Sonra ki pişirme aşamasında kısık ateş kullandığım için daha iyi pişiyor.
Ön kızartmadan sonra tereyağını da koyup arkalı önlü iyice kızartın. Bu arada tereyağın çok yanmamasına dikkat edin. Önemli olan etin üzerindeki yağ tabakasının kızarmış olması. 
Eti kızarttıktan sonra üstünü geçecek kadar sıcak su ekleyip,altını kısarak yavaş yavaş pişmeye bırakın.Suyu eksildiğinde ekleme yapabilirsiniz. Pişmeye yakın tuzunu atın. Zamanınız varsa ocağınızın en küçük bölümüne alıp et lime lime oluncaya kadar pişirin. Bu da yaklaşık olarak 2 -2,5 saatinizi alır.
Suyu da oldukça lezzetli oluyor. Suyu ile birlikte geniş bir servis tabağına alın. İsterseniz yanına suyundan bulgur ya da pirinç pilavı da yapabilirsiniz.
Bu kadar uzun pişirmeye zamanım yok derseniz. Kızartma işleminden sonra düdüklü tencereye de alıp suyunun da ekledikten sonra pişirebilirsiniz.



Afiyet olsun.